Gördüğümüz Renkler Aynı mı? Kualia Problemi

0 108

Aynı renkleri mi görürüz? Kualia Problemi nedir?

Beynimiz Nasıl Doluyor?

Beynimiz, doğduğumuz andan itibaren deneyimlemekte ve öğrenmektedir. Gerek farkında olduğumuz gerek ruhumuzun bile duymadığı birçok çevresel faktörü beynimiz yorumlar ve öğrenir. Örneğin, daha önce hiç limon yememiş bir bebek limon gördüğü zaman ağzı sulanmaz ancak bir kere limon yedikten sonra limon görünce salgıları artar. Hatta limon hayal etmek bile salgılarınızı artırır.

Buna öğrenilmiş refleks denir.Ancak refleksler başka bir yazıda ele alınacak bir konu. Bu yazıda, beynin deneyimleri nasıl yaşadığı ve nasıl aktardığı üzerinde duracağız.

Verdiğim limon örneğinde de olduğu gibi, beyin etrafındaki verileri toplar, değerlendirir ve çıkarım yapar. Bu sayede öğreniriz.

Renkleri Doğru mu Öğrendik?

Peki renkleri nasıl öğrendik? Öncelikle renk nedir sorusunu ele almak gerekir. Renk, ışığın dalga boyları ile oluşur. Işık cisimlere çarpar, cisimler belirli oranlarda ışığı soğurur ve yansıtır. Daha sonrasında yansıyan bu ışık gözümüze gelir. Ancak görme eylemi burada sonlanmaz. Gözümüze gelen ışık, gözün içinde birkaç kademe yol aldıktan sonra fotoreseptörler tarafından algılanır ve ardından elektrik sinyaline çevrilerek beynin ilgili kısmına gönderilir.

Göz olmadan da görmek mümkün, peki nasıl?” başlıklı yazımızda da değindiğimiz gibi görme eylemini beyin gerçekleştirir. Göz, görme eyleminde beyne yardımcı olan bir alıcı pozisyonundadır.

Beynimizle görmemiz de akıllara şu soruyu getiriyor. Acaba hepimizin beyni görüntüyü aynı şekilde mi işliyor? Hepimizin gördüğü renkler aynı mı? Eğer tatma eyleminin de beyin tarafından anlamlandırıldığını düşünürsek, hepimiz aynı yiyeceklerden aynı lezzetleri mi alıyoruz? Bu ve buna benzer deneyime dayalı olarak edindiğimiz bilgilerle alakalı sorduğumuz sorularım geneline “Kualia Problemi” denir.

Kişisel tecrübenin özelliği olarak tanımlayabileceğimiz Kualia Problemi, başkasının deneyimlediği hisleri tam olarak anlayamayacağımız ve tam olarak deneyimlediğimizden emin olamayacağımız görüşü üzerine ortaya çıkmıştır. Yani tıpkı renkleri ve tatları aynı olarak alıyor muyuz sorusunda olduğu gibi, deneyimlediğimiz şeylerin de aynı olduğuna emin değiliz.

Kualia Problemine başka bir açıdan bakarsak, John Locke’un Tabula Rasa(boş levha) önermesini desteklediği sonucuna varabiliriz. John Lock, zihnimizin boş bir levha gibi olduğunu ve doğuştan gelen bilgi olmadığını öne sürmüştü. Başka birçok felsefeci de bilginin deneyimler sonucu edinildiğini söylemişti. Kualia Problemi de aslında boş bir levha olan beynimizi farklı cümlelerle yorumlayarak doldurmamızın bir sonucudur. Yapısal olarak aynı gözükse de, her birimizin beyni birbirinden oldukça farklıdır. Her birimizin beyni, kişisel deneyimlerle doludur.

john locke
John Locke

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Mesajları Oku